27 Şubat 2026 Cuma
ABD’nin İsrail Büyükelçiliği, İran‘la artan gerilim ve bölgede oluşan güvenlik riskleri nedeniyle kritik görevde bulunmayan personel ile ailelerine ülkeyi terk etme izni verdi. Büyükelçilikten yapılan yazılı açıklamada, kararın son dönemde yaşanan güvenlik gelişmeleri doğrultusunda alındığı belirtildi.
Açıklamada, “27 Şubat 2026 tarihinde, Dışişleri Bakanlığı, güvenlik riskleri nedeniyle acil durum dışı ABD hükümeti personeli ve personelin aile üyelerinin İsrail Misyonu’ndan ayrılmasına izin vermiştir” ifadeleri yer aldı.
Büyükelçilik, gelişmelere bağlı olarak önceden bildirim yapılmaksızın personel ve ailelerinin İsrail’in bazı bölgelerine, Kudüs’ün Eski Şehir bölgesine ve işgal altındaki Batı Şeria’ya seyahatlerinin kısıtlanabileceğini ya da tamamen yasaklanabileceğini duyurdu. Ayrıca ticari uçuşların sürdüğü dönemde personel ve ailelerinin ülkeden ayrılma seçeneğini değerlendirmesi gerektiği vurgulandı.
Öte yandan Çin’in MizarVision teknoloji şirketi, ABD ve İran arasında gerilimin arttığı dönemde, ABD ordusunun İsrail, Suudi Arabistan, Katar ve Ürdün’deki hava güçlerinin yanı sıra bölgedeki deniz güçleri hakkında fotoğraflar paylaşarak bilgi verdi.

ABD’nin İran ile gerilim devam ederken İsrail’de yan yana konuşlandırılmış F-22 hayalet savaş uçaklarının uydu fotoğrafları paylaşılarak, uçakların İsrail’in güneyindeki Ovda Hava Üssü’nde konuşlandığı belirtildi. Bu verilere göre, F-22 uçaklarının yakınında bir Patriot hava savunma bataryasının da mevzilendiği tespit edildi.
İsrail ve ABD’nin Haziran 2025’te İran’a yönelik saldırılarıyla kesintiye uğrayan İran-ABD arasındaki nükleer müzakereler, başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin girişimleri ve Umman’ın arabuluculuğunda yeniden canlandırılmıştı.
ABD’nin saldırı tehditleri ve devasa askeri yığınağı devam ederken taraflar, 6 Şubat’ta Umman’da dolaylı müzakereler için bir araya gelmiş ve temasların sürdürülmesi konusunda mutabakata varmıştı. Daha sonra görüşmeler, 17 Şubat’ta Cenevre’de devam etmişti. Taraflar, görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini bildirmiş ve daha sonra Cenevre’de 26 Şubat’ta yeniden bir araya gelinmesi konusunda anlaşmıştı.
Taraflar, dün yerel saatle 09.00’da başlayan ve 3 saat civarında süren toplantının ardından ara vermiş ve akşam saatlerinde yeniden bir araya gelmişti.
İran, nükleer programını atom bombası üretimini engelleyecek sınırlamalar çerçevesinde sürdürme karşılığında yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. ABD ise Tahran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve elindeki yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyum stokunun ülke dışına çıkarılmasını istiyor.
Mersin Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencisi Ömer Faruk Yiğit (24), iddiaya göre; kendisini askeri personel olarak tanıtıp güven kazanan komşusu K.Ç.’nin “Kız kardeşimin düğünü için harcama yapmam gerekiyor; ama hesabımda bloke olduğu için bana para gönderemiyorlar. Bana IBAN bilgini verir misin?” demesi üzerine hesap bilgilerini verdi.

Bir süre sonra Yiğit hakkında “Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçundan 45 ayrı soruşturma başlatıldı. Karar verilen 6 dosyada toplamda 20 yıl hapis ve 130 bin TL adli para cezası verilen Yiğit, 1 yıldır cezaevinde bulunurken, 4 dosyası istinaf mahkemesine taşıdı.

Yiğit’in annesi Elif Yiğit, ‘TCK 158 Mağdurları Platformu’ üyeleri ile birlikte Ankara’da Ulus Zafer Anıtı önünde yapılan basın açıklamasına katıldı. Platform üyeleri, 158’inci maddenin uzlaşma kapsamına alınmasını talep etti. Elif Yiğit, oğlunun 2022 yılında Mersin’de üniversite okurken K.Ç. ile tanıştığını söyleyerek, “Şahıs kendisini asker olarak tanıtıyor. Önce güven kazanıyor. Onunla birlikte geziyorlar, birlikte yemek yiyorlar, oturuyorlar. Her gün birlikte vakit geçiriyorlar. Sonra kartlarının bloke olduğunu söylüyor. Oğlumdan IBAN’larını ve online banka bilgilerini istiyor. Diyor ki; ‘Kız kardeşim evlenecek. Hesabıma para gelecek. Eniştem, babam falan para atacak. Onun alışverişlerini yapmam gerek.’ Oğlumu ikna ediyor. Tamamen güvene dayalı olarak da oğlum ona veriyor IBAN’larını. 5 gün sonra oğlum istiyor hesabını. Oğlumu 15 gün sonra karakoldan aradılar, çağırdılar, götürdüler. Böyle bir suça karıştığını falan söylediler. Daha önce benim oğlum hiç karakolun önünden geçmeyen, 18 yaşındaki bir çocuktu. Neye uğradığımızı şaşırdık. Aldı götürdüler, ceza verdiler” dedi.

Elif Yiğit, yaşanan olaydan eşinin ve ailesinin çok etkilendiğini belirterek, “Eşim lösemi hastası oldu bir anda. Hiçbir şeyi olmayan adam bir anda lösemi oldu ve ben onu bir ay önce kaybettim. Arka arkaya cezalar geliyor. 45-50 tane dosya açıldı. Biz hem müşteki zararı ödüyoruz hem adli sicil parası ödüyoruz. Ailem darmadağın oldu. Ne yapacağımızı bilmiyorum. Artık devletimizden bu konu hakkında bir çözüm istiyoruz. Adalet Bakanımız bundan bahsedince bize bir umut kaynağı oldu ve gerçekten acilen biz bu sorunun çözülmesini bekliyoruz. Kiminin annesi, kiminin çocuğu, kiminin kocası. Hepimiz aynı durumdayız ve hepimiz mağduruz şu an. Üniversite hayatı da bitti oğlumun, her şey bitti, hayalleri yarım kaldı. Kız arkadaşına yüzüğünü alıp, evlilik teklif ettiği gün cezaevine götürdüler. Hem eşimi kaybettim hem oğlumu” diye konuştu.

Geçtiğimiz günlerde göreve atanan Adalet Bakanı Akın Gürlek, ilk il ziyaretini memleketi Nevşehir‘e gerçekleştirdi. Gürlek, Nevşehir‘in Acıgöl ilçesinde partililer ve vatandaşlar tarafından davul zurna eşliğinde karşılandı.

İlçe girişinde toplanan kalabalık, Bakan Gürlek’e yoğun sevgi gösterisinde bulundu. Karşılama sırasında “33 yıl bekledik biz bu günü”, “Olsun HZ. Ömer, haksıza hırsıza dinmesin kinin”, “Bugün değil yıllardır akıncıyız biz”, “Tam bir devlet aklı, Kütük Nevşehir Kozaklı”, “Senin gibi yiğitler kaybetmez özünü”, “Kil Ömer’in adaletini kir hırsızın kalemini” ve “Akın akın geliyoruz” yazılı pankartlar taşındı.

Dualar eşliğinde kurban kesilmesinin ardından Bakan Gürlek, vatandaşlarla selamlaşarak bir süre sohbet etti. Programda birlik ve beraberlik mesajları verildi.

Acıgöl’deki karşılamanın ardından Bakan Gürlek, Cuma namazını kılmak üzere Nevşehir’de bulunan Nevşehir Külliye Camii’ne geçti. Cami çıkışında da vatandaşların ilgisiyle karşılaşan Gürlek, cemaatle bir araya gelerek bir süre sohbet etti.

Bakan Gürlek, “Değerli hemşehrilerim. Bugün beni bağrınıza bastınız. Ben buraya bir Adalet Bakanı olarak değil, bu topraklarda doğmuş bir kardeşiniz olarak geldim. Nevşehir insanı her zaman yiğittir. Vatanını, milletini sever. Zorlu günde devletinin yanında olmuştur. İnşallah biz de bir olup birlik olacağız. Nevşehir’in sorunları için el ele çalışacağız. Bugün inşallah Nevşehir programında hemşehrilerimizle buluşacağız. Nevşehir’in sorunlarını biliyoruz. Hepinize hayırlı ramazanlar diliyoruz. Allah’a emanet olun” diye konuştu.



Kaynak: İHA, DHA
Bolu’da 14 Şubat’ta kendisini doğal gaz borusuna asarak intihar eden 16 yaşındaki Efe Kerem Konuk, ailesi tarafından evde ölü olarak bulundu. Efe Kerem, Kılıçarslan Mezarlığı’nda gözyaşlarıyla toprağa verildi. Efe Kerem’in annesi Mine Konuk da 3 gün önce oğlunun Kılıçarslan Mahallesi’ndeki mezarını ziyaret etti.

Oğlunun mezarı başında fenalaşan Konuk, ihbarla bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kalp krizi geçirdiği belirlenen Mine Konuk, kalp pili takılması için buradan Ankara’ya sevk edildi. Kalp pili takılan Mine Konuk, ameliyattan 1 gün sonra sağlık durumunun kötüleşmesinin ardından yaşamını yitirdi. Konuk, dün öğle vakti son yolculuğuna uğurlandı.

Torunu Efe Kerem’in ölümüyle üzüntü yaşayan dede Hüseyin Başeken, kızı Mine’nin de ölüm haberini aldıktan sonra fenalaştı. Sağlık ekipleri tarafından kaldırıldığı Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kalp krizi geçirdiği belirlenen Başeken, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Dün, kalbi tekrar duran ve doktorların müdahalesiyle tekrar hayata döndürülen Başeken’in sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

Riski sevmeyen yatırımcıların ilk tercihleri arasında yer alan mevduat faizlerinde düşüş devam ediyor. Geçen yıl ocak ayında yüzde 55 ile zirveyi gören oranlar, Merkez Bankası ve ekonomi yönetiminin uyguladığı politikalarla birlikte gerileme trendine girdi. Türkiye gazetesinin derlediği habere göre; enflasyondaki düşüş ve politika faizindeki indirimler, mevduat faizlerinde 50’li seviyelerin sonunu getirdi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ilk toplantısında 100 baz puanlık indirime giderek politika faizini yüzde 37’ye çekti. Yıla yüzde 42,00-42,50 bandında başlayan mevduat faizleri de bu süreçte aşağı yönlü hareket etti.
TCMB’nin adımının ardından bankalar da mevduat oranlarında indirime gitti. “Vadesiz hesapta para bulundurma şartı” olmaksızın sunulan en yüksek oran geçen hafta yüzde 40,25 seviyesindeydi. 27 Şubat 2026 itibarıyla ise en yüksek mevduat oranı yüzde 39,50’ye geriledi. Böylece mevduatta yüzde 40 seviyesi de sona ermiş oldu.
27 Şubat 2026 itibarıyla bankaların sunduğu en yüksek mevduat oranları şöyle:
En yüksek oran olan yüzde 39,50 üzerinden hesaplandığında 1 milyon TL’nin 32 günlük net getirisi 28 bin 560 TL olarak gerçekleşiyor. Piyasalarda gözler şimdi şubat ayı enflasyon verisi ile 12 Mart’ta yapılacak TCMB toplantısına çevrildi. Açıklanacak veriler, mevduat faizlerinin seyrinde belirleyici olacak.